Fantastik ve Bilim Kurgu Merkezi

Fantasy Role Playing Alanı-- HOŞGELDİN .::Misafir::.

FrpCafe

Sitemize Hoş Geldiniz

Konuyu Oylayın

(Not: Oylama bulunduğunuz sayfa için geçerlidir.. )

Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular

» Internet Download Manager IDM Full Download Son Sürüm + Keygen!
tarafından thaperimeno Perş. Şub. 20, 2014 10:29 pm

» Okul RP
tarafından FikoTheGreat Ptsi Ağus. 08, 2011 9:24 pm

» Resme göre film bulma
tarafından admin Perş. Ağus. 26, 2010 11:01 pm

» Metallica - Nothing Else Matters
tarafından admin Çarş. Ağus. 25, 2010 2:01 pm

» Nasıl Olurdu ki?
tarafından namara Çarş. Ağus. 25, 2010 1:41 pm

Yeni Bir Sistem Yaratmak...

Çarş. Mayıs 14, 2008 7:06 pm tarafından NoJoke

Bölüm 1: Nitelikler (stats)

Kullanılacak sistemin fantastik olduğu düşünülürek yazacağım ama ufak değişikliklerle uyarlanabilir...

fiziksel özellikler güç, çeviklik, dayanıklılık, temel olarak kulanılacaktır. bunlar yetmiyor diyenler çoğaltabilir. zeka aklı ve karizma diğer nitelikler olarak belirlenebilir. wisdom yerine akıl kullanılmalı ve …

[ Okuma komple ]
Online Zar için Tıkla!!

Çarş. Şub. 13, 2008 3:04 pm tarafından NoJoke

Frp Geyikleri

Perş. Haz. 26, 2008 4:42 pm tarafından NoJoke

Bir Rolaplaying Rezaleti: Blessed Long Sword

Birazdan olacak rezaletlerden önce belirtmekte fayda vardır ki, grubumuz level 4 karakterlerden oluşmaktadır, bahsi geçen Elf, fighter/mage'dir ve level'ları 4/3'tür. Grubun karizmatik savaşçısı en önden koşmaktadır, kılıcını çekmiştir. O sırada...

Oyuncu: Ben evin köşesinden dönüp kılıcımla ilk …

[ Okuma komple ]

Istatistikler

Kullanıcılarımız toplam 2577 mesaj attılar bunda 696 konu

Toplam 572 kayıtlı kullanıcımız var

Son kaydolan kullanıcımız: thaperimeno

Anket

Sitemizi Beğendiniz mi??
48% 48% [ 41 ]
10% 10% [ 9 ]
9% 9% [ 8 ]
8% 8% [ 7 ]
24% 24% [ 21 ]

Toplam Oylar : 86

Kimler hatta?

Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok


[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 131 kişi Ptsi Mart 14, 2011 10:02 pm tarihinde online oldu.

En iyi yollayıcılar

NoJoke (1735)
 
SilVeRBlaCK (222)
 
Valree Baenett (168)
 
Karainka (149)
 
suzuki_muri (107)
 
NzM (76)
 
gnoll (49)
 
sargeras (35)
 
[_HiTMaN_] (33)
 
matrax (26)
 
Sohbet | Forum

    'Şarlatan' Dünya Tıp Literatürüne Girdi

    Paylaş
    avatar
    NoJoke
    Site Sahibi

    Site Sahibi

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1735
    Yaş : 27
    Nerden : Ankara

    -Meslek : öğrenci
    -İlgi Alanı : değişken Wink
    Ruh Hali :

    Takım :

    Level : 99
    Kayıt tarihi : 25/01/08

    Karakter Kağıdı
    Healt:
    20/20  (20/20)
    Exp:
    0/20  (0/20)
    GP GP: 24

    'Şarlatan' Dünya Tıp Literatürüne Girdi

    Mesaj tarafından NoJoke Bir Salı Nis. 22, 2008 10:09 am

    'Şarlatan' Dünya Tıp Literatürüne Girdi


    20 Nisan 2008 09:14

    20 yıl öncesini hatırlayanlar zakkumcu Dr Ziya Özel'i hatırlarlar. Ona �Şarlatansın� diyerek Türkiye'den kovdular, şimdi o ABD'de dünya tıp literatürüne geçti.




    Dr. Ziya Özel 46 yıl zakkumun kanseri tedavi ettiğini söyledi durdu. Ürettiği formülün patentini ABD'den aldı. Ama ona kimse inanmadı. 81 yaşındaki Özel, ilaç üretme çalışmalarının Amerika'da sürdürüldüğünü söylüyor. Ama kendisi öyle yılmış ki 'Artık ne hasta bakmak ne de mücadele etmek istiyorum' diyor


    Dr. Ziya Özel'in adını pek çoğumuz ilk kez bundan 20 yıl önce duyduk. 1988'de katıldığı bir televizyon programında kansere zakkumla çare bulduğunu anlatmıştı. 1962'de Muğla'da tanıştığı bir bitkiyi incelemeye başlayan Özel o yıllarda kendi deyimiyle 'Türkiye'yi dünyanın en zengin ülkelerinden biri yapacak olan bir buluş'a imza attığına inanmıştı. Çünkü Özel bu bitkinin kanser üzerindeki etkilerini keşfetmişti. Ne olduysa tam da Özel'in bu bilgileri tıp dünyasının hizmetine sunmak istemesiyle oldu. Onun için 'Şarlatan' ve 'Haddini bilmez' diyorlardı. Adı artık tedavisinin esasını oluşturan bitkiyle birlikte 'zakkumcu Ziya' olarak anılır olmuştu. Çalışmaları uluslararası düzeyde bilinir hale gelse hatta ABD'de ilaç üzerine çalışmalar başlasa da Türkiye'de hak ettiği itibarı bulamadığını söylüyor. Tüm yaşadıklarını yakında yayımlanacak bir kitapta toplayan Özel 'Tek derdim bu ilacı yaparak Türk insanını korumaktı. Tek başıma bu kadar başarabildim. Artık hasta bakmıyorum' diyor.

    Neden başka bir bitkiyi değil de zakkumu incelemeye başladınız?

    Ben cerrahım. 1962'de Muğla Hastanesi'ne tayin oldum. Tatil günlerimde civar köyleri geziyordum. Oralarda köylülerin cilt kanseri olan yerlerine zakkum yapraklarını koyduklarını gördüm. Ankara Hıfzıssıhha'da bir araştırma yaptım ve orada Fransızca bir kitap gördüm, içinde şöyle bir cümle vardı: 'Olaender bitkisinin (zakkum) terkibi tam araştırılsa bir ilaç hazinesi olduğu görülür.' Acaba bundan ilaç nasıl yapılır diye araştırmaya başladım. O sırada bana cilt kanseri bir hasta başvurdu. Kadını ışın tedavisine gönderdim ancak gitmedi. Zakkumun usaresinden bir pomat hazırladım, yaraları iyileşti. Sonra araştırmaya başladım.

    'SEN KİM OLUYORSUN' DEDİLER

    Bu arada hasta kabul etmeye başladınız değil mi?

    Hiç istemiyordum ama akın akın hasta geliyordu. Hatta dönemin Tarım Bakanı İlyas Karagöz'ün bir yakını son umut olarak bana geldi. Midesini açtım ama hemen kapattım çünkü kanser her yerini sarmıştı. Eczacılık ve ziraat fakültelerinde okuyan iki oğlu vardı, onlara babalarının çok kısa bir ömrü kaldığını anlattım. Ama onlar yaptığım çalışmayı babalarına uygulamam için ısrar ettiler. Epey bir iyileşme oldu ama uzunca bir süre hastadan haber alamadım. Aradan bir buçuk sene geçti, bir adam geldi ve 'Ben mide kanseri olan hastayım' dedi. Adam sapasağlamdı. Doğru yolda olduğumuzu anladım.

    Bu çalışmaları meslektaşlarınızla ilk ne zaman paylaştınız?

    Bütün hastaları, vakaları topladım ve 1973'te Tıp Günleri Toplantısı Kongresi'nde anlattım. Orada 'Elimde kansere iyi geldiğini tespit ettiğim bitkisel bir ekstre var. Bu, bugüne kadar kullanılan kanser ilaçlarına benzemiyor. Ne saç döküyor, ne kan değerlerini düşürüyor. Hiçbir yan tesiri yok' dedim. Yani ilk kez kanserde bağışıklık sisteminin altını ben çizdim. Ama ertesi gün kıyamet koptu. 'Sen kim oluyorsun?' dediler.

    Sonra ne oldu?

    Türkiye'deki şartlar böyle bir bilginin kabul görmesini engelledi. İlk televizyona çıkışım zaten öyle oldu. Orada yaptığım sunumu haberlerde yayınladılar. Bu hakaretlerden sonra yine de çalışmalarıma devam ettim. 1988'de bir haber programa çıkardılar. Birkaç gün sonra da üç saatlik bir açıkoturuma çıktım. 'Söylediğinizin hiçbir geçerliliği yok' dediler.

    RAPORU AÇIKLAYAMADIK

    Televizyonda tartıştığınız hekimlerin karşı çıktığı nokta neydi?

    Bu kişilerden biri o dönem Türk Tabipler Birliği ikinci başkanıydı. 'Zakkumun kanser üzerinde hiçbir etkisi yok. Buna ait Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Dinçer Fırat'ın bir araştırması var' dedi. Ben 'Dinçer Fırat literatürden bulduğu bilgilerle TÜBİTAK'a bir rapor verdi. Benim çalışmamla alakası yok' dedim. 'Bilim adamı yalan söylemez' dedi. Televizyon programında bu şahıslardan biri 'Bağışıklık sistemine etki eder demek önemli bir iddia. Kim bilir hangi uydurma laboratuardan bu raporu aldınız? Sandoz, Roche gibi önemli şirketlerden alsanız öper de başıma koyarım' dedi. Programda dönemin Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı da vardı. Akarcalı'nın çantasında da Sandoz'un bizim ilaç üzerine yaptığı araştırmanın raporu vardı. Ancak üzerinde gizlilik damgası bulunuyordu. Dolayısıyla açıklayamadık. Bir süre sonra bir gazete Sandoz'un raporunu yayımladı. Sonra gazeteciler bu hekime gidip 'Sandoz bu araştırmayı yaparsa öpüp başıma koyarım demiştiniz' dediler. Bu kez o hekim 'Sandoz'a ben kırmızıbiberi yollasam içinde iki tane immün sistemini etkileyen madde vardır diye rapor verir. Onların yaptığı çalışmaya güvenmiyorum' dedi.


    Formülü evinin mutfağında üretti patentini ABD'den aldı


    l Zakkumla ilgili yurtdışındaki çalışmalar nasıl başladı?

    Bu ilacın dünya önüne çıkması için aşılması gereken çok merhaleler vardı. Bunlar benim maddi gücümün çok ötesinde şeyler. Mesela patent konusunu Türkiye'de bilen yok. Patent için ABD'ye başvurduk. Eğer yararı ve kullanılabilirliği ispat edilmezse ABD'den patent alamazsınız. Bizim patentimiz altı yılda çıktı. Oğlum başvuruyu 1986'da yaptı. Patent için yaptığım çalışmayı bir bilimsel dergide yayımlatmamız gerekiyordu. Daha bilgileri bırakır bırakmaz bir dergiden arayıp oğluma 'Kansere ilaç bulmuş olamazsınız. Böyle bir şey olsa Türkiye köşeyi döner. Böyle bir çalışmaya önce devletiniz sahip çıkar. Siz doğru söylemiyorsunuz' demişler. Bu cevap karşısında çok müşkül durumda kaldık. ABD'de yayımlanan yazarını hiç tanımadığım bir kitapta Bitkisel Ajanların Kansere Etkisi başlığı altında zakkumu anlatıyor ve bizim ilacımız olan Anvirzel'den şöyle bahsediyor: '25 yıl önce Türk doktor Ziya Özel zakkumdan toksik olmayan Anvirzel'i elde etti. Özel kendi ülkesinde kabul görmedi. Çalışmak için evinin mutfağını kullanma mecburiyetinde kaldı. 1992'de ABD'den patent aldı. 494 hastasını tıp kongrelerinde takdim etti.'


    İlacın sahtesini üreten Honduras köşeyi döndü


    Türkiye'de hala çalışmalarınıza ilgi gösterilmiyor mu?

    Dünya tıp literatürüne ismim geçti. Ama Türkiye hala ilgisiz. Memphis'deki Danny Thomas Araştırma Merkezi benim formülümü incelerken Türkiye'den Sağlık Bakanlığı oraya 'Bu adam sahtekar' diye yazı gönderdi. 1996'daki bu araştırma kesildi. Bulduğum formülden üretilen Anvirzel adlı ilaç İrlanda'da kullanılıyor. İrlanda beni davet etti, oradaki doktorları yetiştirdim. Honduras'ta bu ilacın sahtesi yapılıp satılıyor, köşeyi döndüler. İrlanda Tıp Birliği'nin şeref üyesi oldum. Ama Türkiye'de mesleğinin 50. yılını dolduran hekimlere verilen Türk Tabipler Birliği plaketini bile bana layık görmediler.

    ABD'deki çalışmalar ne durumda?

    İlacın patentini aldık. Faz I denemeleri tamamlandı. Ama faz II için anlaşacak hastane ve onun imkanlarını karşılayacak bir şirket bulunması için çalışmalar devam ediyor.


    İlacımla kanser olan kardeşimi de ve kendimi de tedavi ettim


    Türkiye'de olduğu gibi dünyanın her tarafında kanser ilacının bulunmasını engelleyecek karşı teşebbüsler olacağını hesap edebilirsiniz. Kemoterapi sektörü trilyon dolarların döndüğü bir piyasa.

    Kız kardeşim tiroit kanseri oldu, teşhisini ben koydum. Ameliyatını ben yaptım. Şu anda hiçbir şikayeti yok. Ben de kanser oldum. Yüzümde bir ben çıktı. Kanserli olabileceğinden şüphelendim. Aldırdıktan sonraki tahlilde cilt kanseri çıktı. Dört buçuk ay kendime iğne yaptım ve iyileştim.

    Şu anda televizyonlarda yalan yanlış o kadar çok şey söyleniyor ki bitkilerle ilgili. Türkiye'deki duruma üzülüyorum. Kanserli hasta artıyor. Beyin tümörlerinde artış var, bunu cep telefonlarına bağlıyorum.

    Çok sayıda hekim hastam oldu. Ama onlar da seslerini çıkarmadı.


    O kadar çok hasta iyileştirdim ki sayısını bile hatırlamıyorum


    Yılmadınız mı hiç uğraşmaktan?

    Bu suali beni gören herkes sorar. Fakat bir hastanızı iyileşmiş sapasağlam görünce size mücadele etmek için yeniden güç geliyor. Size ölüm halinde hastalar geliyor ve siz kendi gözlerinizle onların iyi olduğunu görüyorsunuz. Ondan sonra bu mücadeleyi nasıl bırakacaktım ki... Ama artık hasta kabul etmiyorum. Bir kişi tek başına Türkiye'ye yetmez. Binlerce kanserli hasta var. Tedavi ettiğim kişilerin sayısını hiç bilmiyorum. İyileştiğinden haberim olmayan onlarca hasta var. Bazen tesadüfen öğreniyorum. Bir kitap yazdım, şu anda yayınevleriyle görüşme halindeyim, yakın zamanda yayımlanacak. Şimdilik adı Dr. Ziya Özel ve Zakkum Gerçeği. Kitapta bütün hayatımı ve yaşadığım her şeyi yazdım.

    Bundan sonrası için beklentiniz nedir?

    Gönül ister ki bir kuruluş bunu sahiplenip, piyasaya çıkaracak hale getirsin. Dünya ne yapıyor en azından bunu incelesinler. Honduras'ta bu ilacın etkileri ne olmuş, İrlanda'da Hepatit C tedavisinde bu ilaçtan nasıl bir netice almışlar. Ona baksınlar. Benden bu kadar; yoruldum ve bıraktım. Günün birinde bu ilaçlar yurt dışından ithal edilecek. Eğer daha evvel harekete geçebilseydik Türkiye'nin kimseye borcu kalmazdı.
    avatar
    SilVeRBlaCK
    Co-Admin

    Co-Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 222
    Yaş : 27
    Ruh Hali :

    Takım :

    Kayıt tarihi : 25/07/08

    Karakter Kağıdı
    Healt:
    200/200  (200/200)
    Exp:
    200/200  (200/200)
    GP GP:

    Geri: 'Şarlatan' Dünya Tıp Literatürüne Girdi

    Mesaj tarafından SilVeRBlaCK Bir C.tesi Tem. 26, 2008 4:48 pm

    Bu örnek tek değil inanmayıp ilgilenmeyip kaybettiğimiz o kadar çok şey var ki

      Forum Saati Cuma Kas. 16, 2018 6:10 am