Fantastik ve Bilim Kurgu Merkezi

Fantasy Role Playing Alanı-- HOŞGELDİN .::Misafir::.

FrpCafe

Sitemize Hoş Geldiniz

Konuyu Oylayın

(Not: Oylama bulunduğunuz sayfa için geçerlidir.. )

Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular

» Internet Download Manager IDM Full Download Son Sürüm + Keygen!
tarafından thaperimeno Perş. Şub. 20, 2014 10:29 pm

» Okul RP
tarafından FikoTheGreat Ptsi Ağus. 08, 2011 9:24 pm

» Resme göre film bulma
tarafından admin Perş. Ağus. 26, 2010 11:01 pm

» Metallica - Nothing Else Matters
tarafından admin Çarş. Ağus. 25, 2010 2:01 pm

» Nasıl Olurdu ki?
tarafından namara Çarş. Ağus. 25, 2010 1:41 pm

Yeni Bir Sistem Yaratmak...

Çarş. Mayıs 14, 2008 7:06 pm tarafından NoJoke

Bölüm 1: Nitelikler (stats)

Kullanılacak sistemin fantastik olduğu düşünülürek yazacağım ama ufak değişikliklerle uyarlanabilir...

fiziksel özellikler güç, çeviklik, dayanıklılık, temel olarak kulanılacaktır. bunlar yetmiyor diyenler çoğaltabilir. zeka aklı ve karizma diğer nitelikler olarak belirlenebilir. wisdom yerine akıl kullanılmalı ve …

[ Okuma komple ]
Online Zar için Tıkla!!

Çarş. Şub. 13, 2008 3:04 pm tarafından NoJoke

Frp Geyikleri

Perş. Haz. 26, 2008 4:42 pm tarafından NoJoke

Bir Rolaplaying Rezaleti: Blessed Long Sword

Birazdan olacak rezaletlerden önce belirtmekte fayda vardır ki, grubumuz level 4 karakterlerden oluşmaktadır, bahsi geçen Elf, fighter/mage'dir ve level'ları 4/3'tür. Grubun karizmatik savaşçısı en önden koşmaktadır, kılıcını çekmiştir. O sırada...

Oyuncu: Ben evin köşesinden dönüp kılıcımla ilk …

[ Okuma komple ]

Istatistikler

Kullanıcılarımız toplam 2577 mesaj attılar bunda 696 konu

Toplam 572 kayıtlı kullanıcımız var

Son kaydolan kullanıcımız: thaperimeno

Anket

Sitemizi Beğendiniz mi??
48% 48% [ 41 ]
10% 10% [ 9 ]
9% 9% [ 8 ]
8% 8% [ 7 ]
24% 24% [ 21 ]

Toplam Oylar : 86

Kimler hatta?

Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok


[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 131 kişi Ptsi Mart 14, 2011 10:02 pm tarihinde online oldu.

En iyi yollayıcılar

NoJoke (1735)
 
SilVeRBlaCK (222)
 
Valree Baenett (168)
 
Karainka (149)
 
suzuki_muri (107)
 
NzM (76)
 
gnoll (49)
 
sargeras (35)
 
[_HiTMaN_] (33)
 
matrax (26)
 
Sohbet | Forum

    FRP Nedir..!!!

    Paylaş
    avatar
    NoJoke
    Site Sahibi

    Site Sahibi

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1735
    Yaş : 27
    Nerden : Ankara

    -Meslek : öğrenci
    -İlgi Alanı : değişken Wink
    Ruh Hali :

    Takım :

    Level : 99
    Kayıt tarihi : 25/01/08

    Karakter Kağıdı
    Healt:
    20/20  (20/20)
    Exp:
    0/20  (0/20)
    GP GP: 24

    FRP Nedir..!!!

    Mesaj tarafından NoJoke Bir C.tesi Ocak 26, 2008 6:57 pm

    FRP, yani Fantasy Role Playing, sadece bir doğaçlama tiyatrodur. Ancak sahneye çıkma veya senaryoya uyma gibi dertler yoktur, onun yerine arkadaşlarla oturup, konuşarak eğlenirsin. Yani bir baska deyişle geyik olayinin geldigi son nokta FRP’ dir. Istedigin karakteri ve ortami sen belirlersin. Bir çok insan bunu bilgisayar veya masaüstü oyunlariyla karistirir ancak gerçekte oyuncularin kendilerine yarattiklari sinirsiz, yeni bir dünyadir, FRP. Belirlenmis bir senaryo akışı yoktur, çünkü oyuncular olayin ne olacagina karar verirler. Yani iki lafi bir araya getirip konusamayanlarin buradan daha ileri gitmesine gerek yok aslinda.

    Olayin Ozeti:

    Bu oyun, bir çok insanin hayatlarinda en çok vakit ayirdigi sey haline gelmis bir olay. Insanlarin artik zevk almak için yaptiklari seyleri düsününce bunun basit görünmesi oldukça olagan ama aslinda olayi bir kere kavrayinca insani tamamen kontrol altina alan bir eglence. Yasayamayacagin yada yasamayacagin imkansiz olaylari yasayabilirsin. O yüzden de biz bu oyunun amacini sinirlarda zevki hissetmek ve heyecani tehlikeye girmeden yasamak olarak özetleyebiliriz. (Tabi üzerinde kalacak psikolojik sorunlari saymazsak. Kendini bu dünyaya kaptirip daha sonra gerçek hayata dönmekte zorlananlar oldugunu unutma (gerçi bu uyariyi detayli ve açiklayici olarak tekrarlayacagim ama olsun.))

    Hayal Gücü:


    Bunu yapmak için hayal gücünü ve fantastik olaylari yadirgamamak gerekiyor. Yani "ulan bu imkansiz" veya "Hadi lan böyle sey olmaz" gibi reaksiyonlar kesinlikle yasak. Böyle seyler yalnizca oyunun havasini bozar ve zevk almanizi engeller. Su kadarini bileceksin oyunun oynandigi (senaryonun geçtigi - aynen bilgisayar oyunundaki gibi) ortamda olan biten seyler tamamen oranin mantigina göre sekillendirilmis dünyevi mantikla çözülemeyecek olaylardan olusmus seylerdir. Mesela oyunun geçtigi mekanda insanlar veya diger canlilar büyü yapabilir... Bu durum dünyadaki bir insana çok saçma gelebilir ama oyunun oynandigi mekan sorgulanamaz ve yadirganamaz. Bu %100 zevkin birinci sartidir.

    Amaç ve SonNe sonu ya... bu oyunun sonu yok ki!)

    Genellikle ilk baslayan kisiler (halk arasinda çömezde denir.) oyunun amacini veya sonucunu çok merak ederler (sanki biz ettikte ne oldu...) ve aldiklari cevabi yadirgarlar. Biraz sonra seninde surat ifadenin degisecek (degismedi diyen olursa bu konuyu önceden biliyordur derim.). Oyunun spesifik bir sonu yok (kisaca son mon yok aslinda), yani oyun oyuncular istemedigi sürece bitmez, çünkü oyunun amaci aynen gerçek hayattaki gibi yasamak (kabul ediyorum yasananlar biraz farkli buradan ama...) ve sonuçta yasarken hiç bir zaman "sunu yapayim ondan sonra her sey bitsin" diyemeyecegimiz gibi oyunda da böyle bir sey demiyoruz. Ama sakin oyunun amacinin hayatta kalmak oldugunu da sanma. Çünkü iyiligin temsilcisi bir sövalyenin (Paladin) tehlike aninda kendi hayatini gerekirse arkadaslari için feda etmesinden daha dogal bir sey olmaz. Tabi bir hirsizda ayni sekilde arkadaslarini satar.

    Ders 1:
    Roller:

    Simdi basit rolleri inceleyelim;

    Dungeon Master: Bu oyundaki bir nevi tanri rolünü üstlenen arkadas. Hakem diyebiliriz. Bu kisi senaryoyu yazar, dünyayi ve dünyadaki mantigi yaratir. Su kadarini söyleyebiliriz: DM ne derse o olur! (Allah DM’i korusun! (Bu arada DM genel bir ad olsa da oyun tamamen zindanlarda geçmiyorsa Dm olur GM. (Redhouse sayfa 43 satir 17: Dungeon Master: Zindan Ustasi dese de türkçeye zindan bekçisi olarak geçmistir. GM de anlayacagin gibi oyun bekçisi oluyor.)

    Player Character: Bu herifte DM'den sonraki tip, senaryoyu canlandiran organizma yani. PC=oyuncu. Yalniz karakter kelimesinin altini çizmek istiyorum: karakter (tamam igrenç biliyorum ama üstüme niye bu kadar geliyorsunuz ki ya). Tamam. Simdi bunu neden yaptim? Çünkü karakter buradaki 'sikrit vord'. Olayi aslinda çok basit. Bu kelime canlandirdigin tipin sen olmadigini belirtiyor.

    Oyunun amacinda; yasayamayacagin yada yasamayacagin olayini tekrar hatirlatiyorum. (Ve yaklasik 1000 kez daha hatirlatmayi düsünüyorum çünkü kendini bu dünyaya kaptirip gerçek hayattan kopan çoktur.) Amaç sudur, karakterin sen degilsin! Bunu bir örnekle anlatiyorum:
    Simdi çok para manyagi ve bencil bir hirsizi canlandirdigini düsün (en kolayi bu aslinda bak Ankara’ya bi ton var yani misal bulman zor olmaz. Bu arada Ankarali okurlarim alinmasinlar çünkü bu baktigimiz kisiler ülkenin her yerinden çesitli sayilarda gelip orada bi yerde toplanip kendilerine kiyak emeklilik yasasi çikarmaktan baska bir sey yapmayan kisilerdir.) Mantikli olarak böyle bi hirsiz tehlike aninda kendi hayatini (ve parasini) arkadaslarindan önce tutar di mi?( tutar güzelim tutmaz diye bosuna israr etme) O zaman arkadaslari için hayatini tehlikeye atmayabilir... hatta büyük bi ihtimalle arkadaslarini satar! Ama senin böyle bir seyi hiç bir zaman yapmayacagin karakterini yanlis yönetmen için bir bahane olamaz. Sen kendini tamamen unutup karakterini tam olarak canlandirmaya bakacaksin. Oyunu esas zevkli yapan bu zaten!

    Party: (grup) Basit bir sekilde birlikte oynayan PC'lerin (Pcnin personal computer degil player character oldugunu son kez hatirlatiyorum.) hepsi. Mesela Kaan, Bahadır, Önder ve Erhan bi oyun oynuyoruz diyelim. Kaan eger DM'se; beraber senaryoyu canlandiran Bahadır, Önder ve Erhan, PC, dolayisiyla, 3 kisilik bir party olustururlar. Party genellikle benzer amaci tasiyan, benzer kisilikli karakterlerden olusur demek olayi fazla genelleyip hata yapmamiza yol açar hatta partidekiler ilk baslarda büyük bir zevkle birbirlerine dalmak için firsat kollarlar. Aslinda party'deki kisilerin farkli kabiliyetleri olmasi gruba daha büyük bir avantaj saglar.

    Bunu bir örnekle açiklayalim:
    Diyelim bizim partimizde Bahadır'in karakteri Balgor isimli bir fighter (bu terimin tam anlamini düsünmene gerek yok gelecek derslerde detayli olarak anlatacagim). Bu durumda çok güçlü ve hand-to-hand combat (melee) konusunda çok basarili olmasi çok dogal. Erhan'in karakteri bir priest. Bu karakterin en önemli özelligi büyü yaparak kisileri iyilestirebilmesi ve yaralari tedavi edebilmesidir. Ve son olarak Önder'in karakteri de bir wizard (favorim). Bu karakter genel büyü agi'na (global/general spell network)bag kurabilir ve normal insanlarin hayal bile edemiyecegi seyler yapabilir. Simdi bu üç karakterin çok farkli yetenekleri ve zayif yanlari var ama en güzel olay üçünün beraber macerayi yasayarak birbirlerinin zayif yönlerini kapatmalari.

    Non-Player Character: Simdi bu olaya aslinda pek kafa yormani gerekmiyor ama ilerde NPC diye çok bahsedecegiz o yüzden simdiden ögrenmede yarar var. NPC'ler DM'nin oyun sirasinda kendi kendine yönettigi (canlandirdigi) oyuncular. PC'lerin DM versiyonu yani. Bunlar grupla beraber veya gruba karsi savasabilir. Buna tamamen DM karar verir. (Grubun hayrina is yapan DM pek ender oldugu için genelde size karsi olurlar yada sizinle olsalar bile ayak bagi olmaktan öteye gidemezler. Buradan da tüm DM‘lerin sadist oldugunu çikartmiyoruz tabi. Yoksa öylemiyiz ya nebiliyim ben iste neyse derse devam.)

    Monsters:Canavarlar, mitoloji ve hayal gücünün ürünleri yaratiklarla gerçek dünyadaki vahsi/evcil hayvanlarin toplamindan olusan bir grup. Genellikle bizim partiye karsi savasirlar. DM tarafindan hareketleri yönetilir. PC'ler buna karisamaz veya itiraz etmez.

    Aslinda itiraz etmeye çalisma gibi bir haklari var ama DM'nin her zaman muhtesem bir mazereti olacaktir (Hep vardir! Yoksa da O an Bir sekilde bulunur) . Bu durumda senaryo'yu ve senaryo'nun mantigini yaratan kisiye itiraz mantiksiz oluyor. Zaten hakeme itiraz eden oyuncu ancak bir sari kart yer... bu aklinda olsun. DM'nin sözünü dinle.

    Ornek Oyun:

    Bu oyunda uç karakterimiz var. Bunlardan Bahadır ve Erhan kuvvetli birer fighter'i canlandirmakta. Önder ise savasçi tarafi fighter'lar kadar agir basmayan ancak çesitli büyü güçlerine sahip bir priest'i canlandirmakta. DM tabi ki Sunger? (Gene reklami oldu adamin ama neyse)

    Parti bir nehir boyunca kurt adami takip eder. Kurt adam partinin isiklarini yaklasik 1-2 saat önce gördükleri sehre kaçmayi basarir. Sehir bos gibi görünmektedir. Sisli ve karanlik bir sokakta uzun suredir aradiklari kurt adami kovalamaktadirlar.

    DM: Sokak söyle bi üç metre çapinda hafif su birikintileriyle devam ediyor. Hava sisli ve iki-üç metre ilersini bile zor görüyorsunuz. Üçünüzde yoruldunuz. Bir sure sonra kurt adamin pençeli ayaklarinin iç gicirdatan sesleri kesiliyor, tas zemin yerini bir su birikintisine birakiyor. Bir kaç saniye sonra ayak bileklerinize kadar suyun içinde kosmaya basladiginizi farkediyorsunuz. Birden bire ilerden gelen zayif ayak sesleri kesiliyor.
    Önder: Bizim kurt durdu galiba. Bi halt karistiriyor olmasin?
    Bahadır: Hocam ben buradayken böyle seylerden korkmamayi hala ögrenemedin. O kurtçuga dünyanin kaç bucak oldugunu göstericem simdi.
    DM: Hafif bir "click" sesi duydunuz.
    Erhan: Nerden geldigini farkedebiliyor muyuz?
    DM: Önünüzden büyük bi ihtimalle bir kaç metre ileriden geldi ama gök gürültülerinden tam olarak emin olamiyorsunuz.
    Erhan: Ben bi kaç metre sonra duruyorum. Beyler bizim kurtçuk buralarda bi yere saklandi galiba.
    Bahadır: Bence de. Bagiriyorum. Neredesin lan it herif?
    Önder: Olum sussana sokagin ortasinda öyle bagirilir mi? Ya arkadaslari varsa?
    Bahadır: Daha iyi hepsinin beynine kayarim.
    Erhan: Hoca be sana da ilginç gelmedi mi o kadar gürültülü geldik sehre hiç kimse yok ortalikta...
    Bahadır: Hayalet sehir gibi...
    Önder: Vallahi ben tirstim, geri mi dönsek baba...
    Bahadır: (Önder'e, gürleyerek) Manyak misin be babam?! O kadar yolu ben bosuna kosmadim, sitecem ebesini, eger varsa arkadaslarinin da ebesini sitecem...
    Önder: Olum, sen delirmissin ne yapariz biz bi tomar kurt adama karsi be?
    Bahadır: Siteriz ebelerini!
    Erhan: Bencede siteriz ebelerini. Bi avuç kurttan mi korkacagiz?
    Önder: Vallahi ben karismiyorum. Simdi görecegiz ebemizin seyini gibi bi his var içimde ama herneyse. Bakin DM pis pis siritmaya basladi zaten bi pislik geliyor.
    DM: Nerden çikardin yaw? He he.
    Bahadır: Kes lan adi DM. Ben bi etrafi kolacan ediyorum. Gizli kapi filan ariyorum.
    DM: Simdi mekan duvarlarla çevrili. Tahminen ev ama ne cam ne kapi var.
    Erhan: Ne biçim yer yaw burasi?
    DM: Bilmiyom. Ama sizin de nerede oldugunuzla ilgili hiç bir fikriniz yok, bunu biliyorum. Herneyse sen kapi mi ariyordun?
    Bahadır: He, ya.
    DM: Tamam. (bir kaç zar atar. Ne zari deme iste tam oyunu ortasinda onu da sirasi gelecek. Sabret hele.) Sag tarafta su birikintisinin yaklasik bi 30-40 santim üstünde bir tasin digerlerine göre daha temiz oldugunu farkettin.
    Bahadır: Aha! Pusht herif burdan kacmis, diyorum ve tasa basiyorum kilicimin ucuyla.
    DM: Sessiz bir sekilde tasin üstündeki taslar yana dogru açiliyor ve gizli geçit beliriyor. Yaklasik bi su kadar filan (elleriyle büyüklügünü göstererek). Eee? Ne yapiyorsunuz?
    Bahadır: Ne kadar yüksekteydi ya bu?
    DM: Iste 3 metre filan.
    Erhan: Ben daha fazla sabredemiycem. Siçriyorum.
    Önder: Napiyon lan? Ya tuzaksa?
    DM: Biraz geç kaldin babam herif siçradi bile. He he!
    Önder: Bak gördün mü pusht herif siçacak simdi beynimize.
    DM: Ne hemen üstüne aliniyon be?! Sana bi sey diyen mi var. Bizim isimiz surdaki hiyarla (Erhan'i göstererek). He he!
    Erhan: Napalim baba bizim fighter anca bu kadar düsünüyo...
    DM: Haklisin babam. Herneyse iste sen siçradin yukari ve zar zor tutundun kapiya.
    Erhan: Zar zor mu ulan dev gibi adamim nasil 3 metreye zar zor tutunuyom lan.
    DM: Ne diyon baba yaw. Üzerinde bi ton zirh ve silah var senin. Kuvvetlisin dediysek de Conan degilsin elbet. O kadar zirhla babayi alirsin. Nasil siçriyon 3 metreye hop diye.

    Burada DM'ye itiraz eden PC'lere verilen cevaplardan biri var. Bu örnekte göründügü gibi DM'ye bosu bosuna itiraz edilmez. Anca oyunun hizini azaltir.
    Erhan: Iyi tamam tamam. Kendimi çekebiliyor muyum bari?
    Gördün mü?

    DM: E herhalde yani, o kadar yillik fighter'sin o kadarini da yap bari.
    Bahadır: Gençler hadi artik yeter muhabbet bende gelicem, hoca (Erhan'a) çabuk olda bizde çikalim be!
    Önder: Agir ol hoca yaw. Ya tuzaksa.
    Bahadır: Ulan banane. Biz arkadasimizi yukarida yalniz mi birakacagiz?!
    Önder: Haklisin. Çabuk olda bizde çikalim
    Bahadır: Tamam. Hadi lan DM hala çikamadi mi bizim Erhan?
    DM: Çikti da bi bok yapmiyo ki.
    Erhan: Tamam be. Etrafima bakiniyorum iste.
    DM: Müneccim miyiz lan biz nerden bilecez ne yaptigini. Herneyse ne diyodum.. hah! Iste, burasi asagidaki gibi suyla dolu degil. Köseli... hmmm... dikdörtgen seklinde. Biraz daha kisa. Yaklasik 2 metre kadar. Genislik daha da kisa. Söyle bi bir bucuk metre kadar (ayni anda elleriyle göstererek). Asagiya göre daha sicak. Çiktigin yer bu gizli geçidin en sol noktasi. Saga dogru devam ediyor. Tünel baya uzun. Sonu görünmüyor... ama hafif bi isigin varligini farkediyorsun.
    Bahadır: (Erhan'a) Lan yukarida neler var? Gelelim mi?
    Erhan: Gelin hadi burasi temiz.
    DM: Önder sen arkanizdan gelen ayak sesleri duymaya basladin... hafif hafif ses yükseliyor.
    Önder: Kesin arkamizdan mi geliyor.
    DM: Büyük bi ihtimalle.
    Bahadır: Ben duyuyor muyum?

    Simdi bu satirin önemini anlamissindir herhalde. Gördügün gibi senin bildggin her seyi karakterin bilmeyebilir. Örnegin Erhan'a yukariyi tarif ettigim sirada Bahadır'in karakterin olanlari göremedigi için Erhan'in karakterine gördüklerini sorma ihtiyaci hissetti. Burada da Önder'e özellikle duyuyorsun dedigim için soru çok dogal: "Ben duyuyor muyum?". Bu sorunun cevabina uygun olarak hareket edecek karakter. (Zaten oyunu en zevkli yani da bu bazi seyleri bildigin halde bilmiyormus gibi oynamak zorunda olman. Insan lan benu bilseydim seni öldürürdüm gibisinden seyler diyor ama ona göre davranmak zorunda oldugu için bir sey yapamiyor. Bu cümledende bildigin veya duydugun her seyi diger karakterlere söylemek gibi bir zorunlulugun olmadigini anliyorsun. Bu oyuna baslayanlar için biraz zor bir nokta oldugu için genelde Dmler acemi oyunculara bir sey sadece onlar biyorsa, duyuyorsa, görüyorsa vs. Digerlerinin duymayacagi bir sekilde anlatir.

    DM: Hayir.
    Önder: Duyuyor musun?
    Bahadır: Yok yaw. Neyi?
    Önder: Birileri geliyor.
    DM: Baya da kalabalik.
    Önder: Baya da kalabalik! Kalabalik mi? Hassiktir! Hadi olum çabuk çik yukari hadi hadi!
    Bahadır: Tamam tamam! Ben siçriyorum.
    DM: Sen Erhan'a göre daha kolaylikla çikiyorsun.
    Önder: Bahadır'in isi bitti mi? Ben siçrayabilir miyim artik?
    DM: Go head.
    Önder: Bende siçradim. Ve tirmanip kapagi-
    DM: - Agir ol bakalim.
    Önder: Noluyo be?!
    DM: Sen yetssemedin.
    Önder: Hoppala! O niye be?!
    DM: Hoca sen bi kere bu fighter'lar kadar iyi siçrayamiyorsun çünkü senin onlar gibi hayvan bacaklarin yok, bu bir. Üstelik seninde onlar gibi agir bi çelik zirhin ve silahlarin var, bu iki. Tabi bide boyun onlardan biraz daha kisa bunun da etkisi var, bu da üç. Bu durumda ne oluyor?
    Önder: Tamam, tamam! Ayak sesleri nasil?
    DM: Felaket! Gittikçe yaklasiyorlar.
    Önder: (Bahadır'e bagirarak) Lan çikamiyom!
    Bahadır: Ne!? Ulan it DM seni sitecem ama hele su oyun bitsin. Herneyse ben kapidan egilip elimi uzatiyorum.
    Erhan: Bende herifin ayaklarini tutuyorum. Yani noolur noolmaz, DM'miz manyak gibi pusht
    DM: Ne yaptik ki lan?
    Önder: Daha ne yapican lan?! Bizi öldürecen simdi!
    Bahadır: Olum sen sus da siçramaya çalis!
    Önder: Tamam. Ben gene siçradim.
    DM: (bi zar daha atarak)Bizim Bahadır'in elini zorla yakaladin.
    Önder: Oh, sonunda. Hadi olum yardim et.
    Bahadır: Herifi çekiyorum.
    DM: Tamam. Herif girisin kenarlarina tutunup kendisini söyle (barfiks çekiyormus gibi yaparak) yukari çekiyor.
    Önder: Oh be.
    Erhan: Bende hemen kapagi kapiyorum
    DM: Tamam.
    Bahadır: Bu arada ben söyle bi bakiniyorum etrafta neler var diye.
    DM: Pek bi halt yok. Bildigin bi tünel iste. Tastan yapilmis. Ööle devam ediyor...
    ///Alıntı///


    _________________
    avatar
    NoJoke
    Site Sahibi

    Site Sahibi

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1735
    Yaş : 27
    Nerden : Ankara

    -Meslek : öğrenci
    -İlgi Alanı : değişken Wink
    Ruh Hali :

    Takım :

    Level : 99
    Kayıt tarihi : 25/01/08

    Karakter Kağıdı
    Healt:
    20/20  (20/20)
    Exp:
    0/20  (0/20)
    GP GP: 24

    FRP Nedir? (Başka Bir Yazı)

    Mesaj tarafından NoJoke Bir Ptsi Ocak 28, 2008 12:29 am

    FRP Nedir? [Hiç Bilmeyenler için]


    Okumak istemeyenler, ve ingilizcesi olanlar tanıtım oyununu test edebilirler.

    Kısaltmanın açılımı "Fantastik Rol Yapma"dır. FRP, malzemesini çoğunlukla hayal gücü oluşturan bir masaüstü (board veya kağıt-kalem) oyunudur. Başka deyişlerle; doğaçlama sözlü tiyatro, doğaçlama hikaye yazma/anlatma veya evcilik/kovboyculuk.

    FRP çocukken oynadığımız hayal etmeye dayalı oyunların derinleştirilmiş, sabit kurallar getirilmiş halidir. Böylece oyuncular mızıkçılık yapamaz. FRPyi çocuk oyunu değil yetişkin oyunu yapan ayrıntılı kural setleri olmasıdır.

    Bir hikaye anlatıcısı vardır. Bu kişiye "Zindancı Başı" denir. Bu kişi kısaca bir bilgisayar oyununda yapay zekanın yaptığı işi yapar. Yani oyuncuların içinde bulunduğu evrenin her şeyini şekillendirir.

    Oyuncular ise, hikaye içinde yer alan kendi karekterlerinin olaylara nasıl tepki vereceklerini anlatırlar.

    Oyunun içinde geçtiği evrene uygun bir kural seti şeçilir. Her türlü evren için kural setleri vardır ama hepsini Türkiye'de bulmak zordur.

    Mesela, orta çağda geçen büyülü bir dönem için "Zindan ve Ejderhalar" seti idealdir. Bu kural setinde oyuncunun olabileceği karekterlerin sınırları, karşılarına çıkablicek yaratıkların çeşitleri, satın alınabilcek silahların ve öğrenilebilecek büyüler vb belirlenmiştir.

    Mesela, bir Şövelye asla yalan söyleyemez, kötülük yapamaz ve kötülüğü görmezden gelemez. Ayrıca bir Şövelye macera boyu ilerledikce silah kullanma yetenekleri yanında, tanrısından gelen güçlere kavuşur, ve çok güçlü bir şövelye aynı zamanda tanrısının mucizelerini gerçekleştirebilir.

    Bunların neler olduğu, seviyeleri, güçleri, hasarları, etkileri sayfalarca kitap olarak belirlenmiştir.

    Ayrıca oyunda şans etkenini katmak için zar sistemi getirilmiştir. Ki çok çeşitli zarlar vardır: 4 yüzlü, 6 yüzlü, 8 yüzlü, 10 yüzlü, 20 yüzlü.

    Zarlar şöyle kullanılır: karekteriniz "Kas Güçü" 16 değerinde ise -ki bu değer de oyunun en başında zar ile belirlenir- güç kullanarak yapacağı işlerde attığı zara +3 ek alır ([Stat - 10]/2, bu durumda (16-10)/2=3). Bu da demektir ki, ZindanciBaşının açılma zorluğunu 15 olarak tercih ettiği bir ağır kapağı açması için 20 yüzlü zardan en az 12 atması yeterli olacaktır ki +3'luk ek ile 15 sınırına ulaşabildiği için kapak oyuncuya açılacaktır.

    Bu kural yığınları gözünüzü korkutmasın, bir oyuncu sadece ne yapmak istediğini söyler, her şeyi ZindancıBaşı hallader. Oyuncu sadece oynadığı karekterin sınırlarını bilse yeter; bir savascıyı canlandırırken, büyü yapacağım derse ayıp olur.

    FRPde, 2. Dünya Savaşındaki bir doktoru ya da 3000 yılındaki bir robutu ve ya bir zaman polisini, isterseniz bir vampiri canlandırabilirsiniz; kısacası hayal gücü üst sınırdır.


    FRP Nedir?


    FRP'de denen Fantasy Role Playing,yani Fantastik Rol Yapma Oyunu’dur.Oyundaki amaç eğlenmektir başta.Sonraki ise rol yapmaktır.Sakın oyunu bir Diablo ile karıştırmayın.Çayıra çıkıp ork kestiğiniz bir oyun değil bu…Oyuncuların istedikleri her şeyi yapma,her şeyi düşünme özgürlükleri var.Ama oynattığı karakterin kapasitesi ve kişiliğini aşmamak şartıyla.Mesela bir Barbar Fireball büyüsünü yapamayacağı gibi Büyücü de Great Sword kullanamaz.Ve tabii karakterin kişiliği,mesela bir paladin(iyiliğin koruyucuları,şovalyeler)asla bir goblinle anlaşma yapmaz,hatta goblin gördüğü yerde kılıcını çekerek,(paladinler gözüpek ve cesurdurlar,görevleri uğruna canlarını feda etmekten kaçınmazlar)goblin grubu kaç kişi olursa olsun saldırır.Fakat bir düzenbaz(hele ki buçukluksa!ki en sevdiğim classlardan biridir) goblinlerle bedava olmak şartıyla bir akşam yemeği bile yer!(genellikle buçukluk/düzenbaz karakterlerin başına komik olaylar gelir,oyunda çok daha fazla eğlenmek için bir düzenbaz şarttır)Örneklerde uzar gider,ama mantığı anlamışsınızdır.Zaten bütün class(sınıf-mesela yukarıdaki düzenbaz bir sınıftır.)ların kişilik özelliklerini anlatacağım o bölüme gelindiğinde.


    Bu Oyun Nasıl Oynanır?


    Bu oyunu oynamak için en az 2 kişiye ihtiyaç var. 1 DM-----Hemen açalım.DM açılım olarak Dungeon Master yani Zindan Efendisi demek.DM’in görevi senaryoya bağlı kalarak oyunu yönetmek.Ama çok önemli bir husus var ki çok fazla senaryoya bağlı kalmamak o da. Oyuncuları kısıtlamadan oynanacak oyun her zaman daha iyidir.Bunun için de DM’in biraz doğaçlama yeteneğine sahip olması gerek.Oyunu yönetmekten kasıt da oyunda oyuncuların karşısına çıkacak karakterleri oynatmak,(yani onların rolünü DM alıyor)düşmanlarla savaşırken düşmanların zarlarını atmak(zar atma sistemini aşağıda anlatacağım)ve karakterlerin aldıkları hasarları(Savaşta belli hasarlar alacaksınız tabii ve bazı büyülerin etkileri de çeşitli özelliklerinizi eksiltecek,mesela bir büyü strengh(güç)özelliğinizi düşürürse düşmana silahınızla vereceğiniz hasar miktarı düşer.Büyü etkileri kalıcı değildir hatta çok kısa sürerler diyebiliriz.Bazıları da varki çok uzun sürer.Neyse asıl konuya dönelim.)karakter kağıdına yazar ve düşmanların aldıkları hasarları hesaplar bir yere not alır.Hesaplamalar bazen çok uzun sürebilir.Bu yüzden bir hesap makinesine ihtiyacınız olabilir.Hesaplamalar için DM’e yardım edecek birileri olursa çok iyi olur. Bir oyuncu DM’e bu konuda yardımcı olabilir. Oyunun aksiyonu düşmemiş olur. (en az! hatta 1 kişiyle oynanan oyunlardan pek hayır gelmez 3 kişi makbuldür)1 Oyuncu. Oyuncu sayısı ne kadar fazla olursa o kadar iyidir.Ama çok da fazla olmaması gerekir.Fazla oyuncu sayısı DM’in kafasını çorbaya çevirebilir.Söylediğim gibi 3 oyuncu en iyisidir.Oyuncuların görevi ise rol yapmaktır.Oyuncular öncelikle oynatmak istedikleri karakterleri seçerler.Bu karakter senaryoda mevcuttur.Bu karakterlerden birisini seçmelidirler.Oyuncular kendi yarattıkları bir karakterle oynamamalıdırlar.Yeteneklerini ve özelliklerini tabii yine oyuncu ayarlayacak ama karakterin geçmişinin DM tarafından(ve ya campaign pack alırsanız kutunun içindeki karakterler var)yazılması senaryoda olacak sürpriz olayları da beraberinde getirir ki mesela hapisten kaçan bir hırsız vardır ve hapse girmesini de en iyi arkadaşı sağlamıştır.Onunla karşılaşma sahnesi oyunun senaryosuna müthiş bir katkı sağlar.Ha bu geçmişi karakter yazıp DM’e verir ve DM’de bunu senaryoya uydurur ama baştan tüm kurgusu yapılmış bir senaryo her zaman iyidir.Yani oyunun sonu bir yerlere varmalı ortalıkta dolaşıp ork kesmemeli oyuncular bir yerden sonra.Ve oyuncular da haritada her istedikleri yere gitmemeliler.Bunun için DM bazı şeyler uydurur ki zaten oyuncuların bir görevleri varsa oyuncular görevin gösterdiği yolda yürüyecekleri için bu genellikle sorun olmaz sanıyorum.Oyunun temellerini de anlattık şimdi basit kurallara geçmeden önce oyunu oynamak için nelere ihtiyacınız var bir göz atalım.


    Oyuna Başlamak İçin Nelere İhtiyacım Var?


    • Zarlar-1z3,1z4,1z6,1z8,1z10,1z12,1z20 (gerekli olmamakla beraber) 1z100 ve 1z3 de olursa iyi olur. Fiyatı:10$ civarında. (Zarların nasıl kullanıldığını falan aşağıda anlatacağım.) • Oyuncu’nun El Kitabı / Player’s Handbook- Oyuncunun elkitabı içinde tüm kurallar olmamakla birlikte bir çok kural barındırır.Sadece bu kitapla çok kaliteli oyunlar oynayabilirsiniz.Hem de Türkçe’si de mevcut.Bulamam derseniz burayı okuyun.En azından FRP’yi oynayacak kadar öğrenirsiniz.Ama bu kitap çok iyi bir kaynaktır. Fiyatı:45 YTL civarında. • Başlangıç Seti-FRP’ye başlamak isterseniz yine Türkçe bir Başlangıç Seti mevcut. Hem de içinde gerekli tüm zarlar ve basit kurallar mevcut.Ama baştan söyleyeyim çok basit ve sadece FRP’nin ne olduğunu göstermek amacıyla çıkarılmış bir ürün.Yani bu seti alıp inanılmaz oyunlar oynayacağınızı falan zannetmeyin.Ama işe yarar.Fiyatı-25 YTL • Karakter Kağıtları-Türkçe karakter kağıtları için buraya tıklayın.Ayrıca İngilizce olarak da satılıyor ama buradan yazıcıyı kullanarak çıkartmak varken para vermeye gerek yok.Oyuncu’nun Elkitabı’nın arka sayfalarında da yer alıyor.Buradan fotokopi yoluyla çoğaltıp da oynayabilirsiniz.(Karakter kağıdını nasıl dolduracağınız,yani nasıl bir karakter yaratacağınız aşağıda anlatılacak.Karakter kağıtlarını indirip gördükten sonra “tırsmayın.”) • Campaign Pack ve ya Herhangi bir senaryo- Bu oyunu oynamak için yazılmış bir senaryoya ihtiyacınız var.Bunları satın alabilir,ve ya kendiniz hazırlayabilirsiniz.Ama çok profesyonel bir iş çıkmaz ortaya,Campaign Pack’ler en iyisi aslında çok kaliteli hazırlanmış senaryoları içeriyorlar.Sonuçta işin ehli adamlar yapıyor.Fiyatları değişebildiğinden bir şey söyleyemeyeceğim. • Müsvette kağıtları- Bunları bulmak zor olmasa gerek.(Very Happy) Oyunu oynarken not alacağınız kağıtlar.Baştan hazır tutun bunları da. • Bir de hayal gücü sağlam bir DM ve iyi rol yapan Oyuncular…
    ///alıntı///

      Forum Saati Cuma Kas. 16, 2018 6:09 am